21 Ekim 2018 Pazar

Devrimci Yön

ABD’li Generaller İran’a operasyon için pazarlığa mı geldi?

ABD’li Generaller İran’a operasyon için pazarlığa mı geldi?
19 Aralık
16:00 2017

 

Sağ çizgide yayın yapan kafkassam.com sitesinde, son bir ay içinde Türkiye’deki başdöndürücü orgeneral ziyaretlerinin perde arkasını irdeleyen Ömür Çelikdönmez’in yazısını solitiraz okurlarına yayınlıyoruz:

Geçtiğimiz hafta Ankara’da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın ev sahipliğinde, Irak Genelkurmay Başkanı Osman Ganimi, ABD Avrupa Kuvvetler Komutanı Curtis M. Scaparrotti ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph L. Votel’in katılımıyla gerçekleştirilen toplantı halen gizemliliğini koruyor.

Ankara’da ki üçlü toplantıya Joseph L. Votel Bahreyn’den, Curtis M. Scaparrotti ise Stuttgart’tan gelerek katıldı. Ganimi ise zaten Türkiye’deydi.(1) IŞİD konusunun ağırlıklı gündemi oluşturduğu söylenen toplantı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kasım ayı sonunda telefonda görüştüğü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, YPG’ye silah verilmesinin durdurulacağını söylediği haberlerinin sonrasında gerçekleşti. Bilindiği gibi Türkiye, PKK’nın bir kolu olarak gördüğü YPG’ye desteğinden dolayı Amerika’yı sert biçimde eleştiriyor.(2)

Toplantı sonrası basın açıklamasında başta Irak ve Suriye olmak üzere bölgedeki genel güvenlik durumu ve terör örgütleri ile mücadelede alınması gereken tedbirlerle ilgili hususların görüşüldüğü söylense de ABD adına toplantıya katılanların askeri kimliği toplantının çok daha farklı gündemi olduğunu gösteriyor.

 

CURTİS M. SCAPARROTTİ

ABD’nin Avrupa’daki en önemli komutanı. NATO’nun Avrupa Müttefik Kuvvetleri Başkomutanı olduğu gibi ABD’nin Avrupa’daki Kuvvet Komutanı da. EUCOM (Avrupa Komutanlığı) II. Dünya Savaşı’nın sonunda, ABD ve NATO müttefikleri ile Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı üyeleri arasında büyük ancak sonuç olarak şiddet içermeyen bir mücadele olan Soğuk Savaş’ın başlangıcında yüz binlerce ABD askerinin asla yaşanmayacak bir çatışma beklentisi ile Avrupa’da konuşlandırılmasıyla kurulmuştu.

Avrupa’da temel önceliklerinin “Rus saldırganlığını önlemek” olduğunu açıklayan ABD Avrupa Komutanlığı (EUCOM), yeni stratejisinde, Bölgedeki ABD asker sayısının azaltılmasının, Avrupa’daki istikrarı tehdit altında bıraktığını, asker ve silah sayısının artırılması gerektiğini belirtmişti. EUCOM; Van’daki yıkıcı deprem sonrasında Türkiye’ye insani yardım malzemesi sağlanması için harekete geçmiş, battaniye, karyola, uyku tulumu, hijyen kitleri gibi malzemelerden oluşan yardımların hava yoluyla deprem bölgesine sevkini gerçekleştirmişti. Curtis Michael “Mike” Scaparrotti, Ohio 16 Haziran 1956 doğumlu. Scaparrotti, Birleşik Devletler Askeri Akademisi’nde Birleşik Devletler Merkez Komutanlığı Operasyonları Direktörü. Birleşik Devletler ordusunun taktik, operasyonel ve stratejik seviyesinde kilit liderlik pozisyonlarında görev yapmıştır. Irak, Afganistan, Zaire / Ruanda, Bosna-Hersek, Liberya, Somali, Suriye ve Güney Kore’de bulundu.

 

GENERAL JOSEPH L. VOTEL

14 Şubat 1958 doğumlu. 1980’de Birleşik Devletler Askeri Akademisini bitirdi. İtalya ve Saraybosna’daki NATO Barış Uygulama Gücü (IFOR) görevine atandı. Afganistan ve Irak operasyonlarında görevlendirildi. Birleşik Devletler Özel Harekât Komutanlığı yaptı.(3) Başında olduğu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM, Suriye Demokratik Güçlerini aleni destekliyor. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası “Türkiye’deki müttefiklerimiz tutuklandı” diyebilecek kadar darbenin içinde olduklarını ima etmekten çekinmeyen birisi. Türkiye’deki başarısız darbe girişiminin ABD’nin bölgedeki askeri operasyonlarını etkilemesinden endişe duyduğunu söyleyen Amerikalı komutan, darbe girişimi sonrası tutuklanan terör örgütü mensuplarını da, “ABD ordusunun yakın müttefikleri” olarak gördüğünü belirtmişti.(4)

 

OSMAN GANİMİ

Toplantıya katılan bir diğer önemli kişi Irak Genelkurmay Başkanı Osman Ganimi’nin kurumsal kimliği toplantının gündeminin çok daha farklı olduğunu gösteriyor. Belki de kamuoyunun dikkatini dağıtmak için toplantıya dahil edilmiş olabilir. Ganimi üzerinden değerlendirme yapılacak olursa Amerikalı generallerin İran’a yönelik askeri operasyonlar için Türkiye ve Irak’ın nabzını yokladığı ilk akla gelenlerden.

ABD’nin Suriye eksenli Türkiye, Rusya ve İran yakınlaşmasından rahatsızlığı ortada. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Türkiye’nin önemli bir müttefik olduğuna işaret ederek, “Bir NATO müttefikimiz olarak Türkiye’den, ittifakın ortak savunmasını öncelemesini istiyoruz. İran ve Rusya, Batı toplumlarının sağlayabileceği ekonomik ve siyasi faydaları Türk toplumuna sunamaz” değerlendirmesini yapmıştı.(5)

Ne derece doğru bilmiyorum ama  ABD Avrupa Kuvvetler Komutanı Curtis M. Scaparrotti ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph L. Votel, Türk Genelkurmayı Başkanı Hulusi Akar’a Suriye’de PYD/YPG’ye verilen desteğin Türkiye’yi hedeflemediği, İran’a yapılması düşülen askeri bir operasyonda bu silahların kullanılacağını söylemiş olabilirler mi?

Amerikalılar galiba İran’la olası savaşta Suriye’de destekledikleri YPG unsurlarını IŞİD’le savaşta olduğu gibi kara birlikleri olarak istihdam etmek istiyor. Amerikalılar Türkiye’den de safını belirlemesini istiyor.

Üçlü toplantıda basına açıklanmayan bir diğer konu da Moskova-Ankara hattında S-400 hava savunma füze sistemi anlaşması.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Johnny Michael, Pentagon’un Türk makamlarına Rusya ile imzalanan S-400 füze savunma sistemleri sözleşmesinden duyduğu endişeleri ilettiğini açıklamış, ABD Hava Kuvvetleri Müsteşar Yardımcısı Heidi Grant, Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri satın alması halinde Türkiye’nin NATO teknolojilerine erişiminin kısıtlanacağını söylemişti.

Ayrıca Üçlü toplantı öncesi Türk basınında Rusya’nın S-400’lerin teslimatından önce Türkiye’de askerini konuşlandıracağı üs talep edebileceği gündeme gelmişti.

Rus askerinin nerede konuşlanacağı, S-400’lerin nerelere yerleştirileceği, tahmini görev süresi ve diğer detayların, Rusya savunma şirketi Rostech’in başkanı Sergey Çemezov’un belirttiği S-400 savunma sisteminin kurulmasından önce Türkiye ile askeri-teknik işbirliği anlaşmasına yazılacağı değerlendirilmişti.

Bu antlaşmaya göre S-400’lerin ilk 2 bataryası Suriye sınırına, 1’i Akdeniz’e doğru; diğerleri Marmara-Boğazlar-Ege-Karadeniz güvenliği için konuşlandırılacak.

Türkiye açısından S-400’lerin üstleneceği misyon daha acil ve kritik. Türkiye, S-400’lerle ABD/ CENTCOM’un, YPG ile birlikte Suriye’deki operasyonlarını kesmeyi, terörle mücadelesinde ABD’nin TSK’ya havadan yapabileceği blokajı, sinyal ve elektronik harp yoluyla buradan gelecek dolaylı tehdidi önlemeyi amaçlıyor(6).

ABD Avrupa Kuvvetler Komutanı Curtis M. Scaparrotti ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph L. Votel’in Ankara temaslarının ABD Başkanı Trump’ın altında kendi imzası bulunan yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’ni açıklamasından öncesine rastlaması düşündürücü.

Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde Katar-Müslüman Kardeşler çizgisine yönelik mücadelenin sertleşeceğine yönelik önemli ipuçları olması bekleniyor.

Bu çerçevede ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster’ın ‘Türkiye ve Katar’ın radikal ideolojilerin yeni sponsorları olduğu’ yönündeki açıklaması dikkat çekici ve Türkiye’ye bakış açılarını yansıtıyor.

Ulusal Güvenlik Stratejisi açıklanmadan Trump’ın Temsilciler Meclisi Sözcüsü Paul Ryan’a ve Senato’nun geçici başkanı Orin Hatch’e hitaben, “savaş için donatılmış ABD Silahlı Kuvvetleri’nin konuşlanmaları hakkında Kongre’yi bilgilendirmek” üzere, “Savaş Yetkileri” adlı bir mektup yayınladığını bir hatırlayalım. Mektup önemli çünkü ülkemizin yer aldığı bölgede, ABD’nin savaş hazırlıklarından söz ediyor. Uzmanlara göre Trump yönetiminin son mektubu, Amerikan demokrasisinin bu uzun süreli yozlaşmasında ve ordu üzerindeki sivil denetimin son kalıntılarının ortadan kaldırılmasında bir başka niteliksel adımı temsil ediyormuş.

Mektup, ABD’nin tarihindeki en uzun savaşını (Afganistan’daki 16 yıllık müdahalesini) sürdürdüğünü ve tırmandırdığını kabul ediyor ve Amerikan ordusunun yalnızca El Kaide ile IŞİD’e karşı değil, ama aynı zamanda Taliban’a ve “Afgan hükümetinin [ve güvenlik güçlerinin] yaşayabilirliğini tehdit eden” her güce karşı “aktif silahlı çatışmalar”a girdiğini belirtiyor. Bu açık uçlu çatışmada kaç askerin yer aldığı, gizliliğini koruyor.

 Mektup, benzer şekilde, Irak’a ve Suriye’ye kara birliklerinin konuşlandırılması ile birlikte, her iki ülkede on binlerce kişiyi öldüren ve yaralayan “sistematik bir hava saldırıları harekatı”ndan söz ediyor. Ama konuşlandırılan askerlerin sayısı yine gizleniyor.

Belge, ayrıca, ilk kez, ABD destekli Suudi kuvvetlerinin milyonlarca insanı açlıktan ölümün eşiğine getiren neredeyse soykırımsal bir savaş yürütmekte olduğu Yemen için “az sayıda [asker]” konuşlandırıldığına değiniyor. Mektupta, Libya, Doğu Afrika, Afrika’nın Çad Gölü Havzası ve Sahel Bölgesi ile Filipinler’deki ABD askeri operasyonlarının yanı sıra, Ürdün’de, Lübnan’da, Türkiye’de ve Küba’da kuvvet konuşlandırıldığından söz ediliyor. Pentagon’un geçtiğimiz ay yayınladığı ve medyanın çok az ilgi gösterdiği rakamlar, bir bütün olarak Ortadoğu’ya konuşlandırılmış ABD askerlerinin sayısının önceki dört ayda yüzde 33 artmış olduğunu ortaya koydu. En keskin artışlar, İran’a karşı yeni bir ABD savaşına yönelik ilerlemiş hazırlıklara işaret edecek şekilde, bir dizi Basra Körfezi ülkesinde gerçekleşmişti.(7)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ziyaretinden dört gün sonra ve ABD Avrupa Kuvvetler Komutanı Curtis M. Scaparrotti ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph L. Votel’in Ankara temaslarının bitiminde, Rusya Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov’un Moskova-Ankara hattında S-400 hava savunma füze sistemi anlaşmasına önümüzdeki günlerde imzalanmasının öncesinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı ziyaret etmesi sizce rastlantı mı?

Ankara’da askeri ziyaret trafiğinin kamuoyundan gizlenen bir başka öznesi de İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri’nin Amerikalı generallerin Ankara’dan ayrılmalarından hemen sonra Türkiye’ye giriş yapmasıydı.

Rus Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov’un ile İran Genelkurmay Başkanı’nın Türkiye’de görüşüp görüşmediği şimdilik bilinmiyor. Rusya ile en üst düzeydeki askeri temasta S-400 füze savunma sistemi ve Suriye konularına öncelik verilmiş olabileceği öngörülüyor. Akar ve Gerasimov son olarak, İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri ile birlikte 21 Kasım’da Soçi’de bir araya gelmişti.(8)

 Trump yönetiminin Türkiye hamlesi iki aşamalı:

Birinci aşama Türkiye’deki üslerden konuşlandırılan asker sayısının artırılması.

İkinci aşama ‘Türkiye ve Katar’ın radikal ideolojilerin yeni sponsorları olduğu’nun kamuoyuna servis edilmesi.

Asker diplomasisinden çıkan sonuç: ABD Türkiye’ye askeri müdahale mi planlıyor? Yoksa Türkiye ile birlikte bir başka ülkeye mi askeri operasyon planlıyor? Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın, İngiltere’ye gitmesine ne demeli? Akar’ın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Sir Stuart Peach’in resmi davetlisi olarak, askeri iş birliği konularını görüşmek ve bölgesel konularla ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere İngiltere’ye gittiği belirtiliyor.(9)

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ...

 

SOLİTİRAZ.COM

 

 

Facebook'ta Sol İtiraz