16 Aralık 2018 Pazar

Devrimci Yön

Çıkış Kapısı Bakış Açısında (2) / Cemal Öztürk

Çıkış Kapısı Bakış Açısında (2) / Cemal Öztürk
12 Eylül
19:49 2018
 

1- Mitoloji, masal, din ve çağımızdaki komplo teorileri, kendi çapında insanın inanç, avunma ve oyalanma ihtiyacına cevap verirler.

2-Tanrı, insanı iş, inanç ve kendi yaşam alanında kariyer yapsın diye mi yarattı?

Kişisel görüş, bakış, anlayış ve çıkar çatışması hep bu sebeple mi kaçınılmazdır

3-Bu dipteki bireysel fay hattı toplumu meydana getiren tüm sınıf içi çatışmaların ana sebebidir. Dünyada homojen bir işçi sınıfı, küçük burjuva veya burjuva sınıfından bahsedemeyiz. Gerek sınıf içi gerekse sınıflar arası rekabet, insanların sosyal statülerinin korunması, yükselmesi ve düşmesinde göz ardı edilmemelidir. En çok da aynı meslekten insanlar arasında ego çatışması kaçınılmazdır.

4-Aynı ya da farklı düşünce içindeki insanların “bu işi ben daha iyi yaparım” iddiası bir bakış, duruş ve yol yordam ayrışması da olabilir. Bu ayrışmanın gerisinde bazen de salt ahlaki tercihlerin rolü vardır.

5- Hak kavramı konusunda daha çok Henri Bergson’a hak veriyorum: O’na göre, hak, insanın arzu ve ihtiyaçlarını özgürce tatmin etme melekesidir. Pekiyi bu iki olgudan değere yükseliş nasıl olur? Daha önce bilgi ve değer bahsinde değindiğim gibi (bkz: Solda Anjiyo-3) değer, insanların peşinden koştuğu şeylerdir. Ancak burada hak kavramını tanımlarken ödev, özgürlük ve kamusal gücün adalet güvencisini hep birlikte ele almak zorunda kalırız. Çünkü adalet konusu öncelikle bir kamu davasıdır. Bu da kamusal gücü temsil eden kendi içinde denetimi bulunan bir devlet mekanizmasıyla sağlanabilir. Demek ki Hak kavramı sadece medeni bir toplumda mümkündür.

6- “Gerçekleri söylemekten korkmayınız” diyen bir öndere hayranlığım günden güne artmaktadır. Pekiyi bunun tersini açıkça savunmanın salt baskıcı,  sansürcü ve sömürücü bir ortamın savunusu anlamına geldiğini düşünebiliyor musunuz?

7-Tarihte, Habil ile Kabil, Musa ile Firavun, Ali ile Muaviye, Atatürk ile saltanat yanlısı din bezirgânları arasındaki kavganın bir benzerini veya devamını sanki hepimiz bugün de yaşayıp durmaktayız.

8. Solda; ta Sokrat ve Aristo' dan başlayarak Ibn-i-Sina, İbn-i-Rüst'ten Farabi' ye; 

Tao, Budha, Mevlana' dan Mao Zedung ve Atatürk’e  kadar yeni bir irfan geleneği oluşturamazsak yani ahlak felsefesi temelinde hayatı yeniden okuyamazsak " Das Capital’in" tek başına bundan böyle insanlığa rehberlik edemeyeceği kanısındayım.

İlkeler, değerler ve ahlaki akıl dışında insanların buluşabileceği hiç bir zemin yoktur.

9. Ben kendisine Müslüman diyen bir kimsenin bütün görüşlerine katılmazsam da bazı ahlaki davranışlarından dolayı onu destekleyebilirim. Öncelikle antikapitalist, antiemperyalist herkese saygı duymaktayım. Liberal piyasa ekonomisinde silah ve satın almanın gücünü dikkate almadan hiçbir şeyi anlayamazsınız.

10- Dünyanın neresinde bir neolberal görsem sanki bir ABD vatandaşıymış gibi bir izlenim bırakır bende. Örneğin;   ABD’nin Suriye' ye müdahale etmesini isteyen liberal yazarlara bakarsanız, sanırsınız ki bu yazarların hepsi Amerikan vatandaşı. 

Gel gör ki bunların hepsi liberal
Amerika ne yapsa onlara göre helal.


11-Dünyanın neresinde bir ümmetçi görsem; hepsi de Arap örf, adet, gelenek ve kültürünün doğal bir savunucusu olarak çıkar karşıma. Sanırsınız ki Hz. Muhammed, Allah’ın elçisi değil de salt bir Arap kültür elçisi olarak gönderilmiş insanlığa. Burada açıkça Arap’ın giyim kuşamı ve dilinin kutsandığı bir gerçektir. Oysaki Tanrı’ya inanç, bireyi, toplumu ruhsal yönden bir özgürleştirme (üretim ve tüketim ilişkilerinde nefsani prangalarından kurtarma) ve erdemli kılma vesilesi değilse evrensel olamaz. Kibir, şirk, zulüm, adalet ve tevhit kavramlarının mutlaka bu çerçevede yeni bir yorum-bilgisine ihtiyacımız var.

12- Bir toplum, ahlak, bilim ve sanatı eksen alan bir yaşam tarzından uzaklaştıkça batmaya mahkûmdur. Atatürk cumhuriyeti bu sentezi yapmıştır. Şeriatın yerine medeni hukuku koymuştur. Dindeki ritüel ve maneviyat hayatına asla karışmamıştır. Cumhuriyet, medeniyet ipine sarılmaktır.

13- Dinin insan yaşamında hep iki cephesi var. Bir, hak ve hakikat saygısıdır. İki, hurafeler divanı: Daha çok kuruntularımızın kuramsal düzeyde kurumlaşmasıdır.

14- Dindar nesil yetiştirebilirsiniz. Şartları bellidir.
Ama ahlaklı nesil yetiştirmenin ilk koşulu siz de dürüst olacaksınız Öncelikle aklın namusunu kirletmeyeceksiniz. Hile ve şark kurnazlığı yetmez erdemli insan yetiştirmeye.

15-Emperyalizm için siyasal İslamcılar neden hep birinci tercihtir?

A)-Şark kurnazlığı kursu almış ve mandacı maneviyatıyla yetişmiş nesiller işbirlikçi olmaya daha mı açıktır.

B)- Toplumsal etikte ortak kamu iyiliği esastır. Oysa aklın namusunu kirleten fetva ve fermanların dayandığı günah etiğindeyse bireyin iradesi ve sorumluluğu yoktur. Bu da başlı başına, ahlak dışı eylemlerin sebebi olsa gerek.                                                                                                                                                            C

C)-Askeri tarım imparatorluklarında siyasal iktidar meşruiyetini öncelikle ferman ve fetvalardan alır. Bu da egemenlerin bildiği en kestirme yoldur.

16- Ruhban medyasındaki yağcılığı ve yardakçılığı, 1.sınıf meslek haline getiren liberal ekonomi politikaları ret edecek elemanlar aranıyor. (Kurtuluş için ilk adım)

17- Ahlaki aklın bir müftüsü yok ki sorayım? Seçimde oy, sınavda soru, hayatımızdan vakit,

Ve maliyeden nakit para çalmak bizi iyi insan olmaktan çıkarmaz mı? Çağımızda üretim ve tüketim ilişkileri toplumsal olup çok karmaşıktır. Asıl toplumsal düzeyde, ekonomo-politik yönden işlenen örgütlü suçlara karşı insanlığın yeni bir duyarlık ve bilinç oluşturması kaçınılmazdır. Mesela doğa bilimlerinde uluslar arası düzeyde standart ölçü birimleri kabul edilmiştir. 1 metre, 1 kg, 1 litre gibi. Küresel bir ekonomide uluslar arası bir para birimi saptamak mümkündür. Emperyalist kamplaşmaları aşabilirsek elbette.

18- Din nedir? Hak ve hakikat anlayışın neyse dinin de odur.

19-Aklın namusunu kirletenlere felsefesiz kâfir diyebilir miyiz?

20- Bağımsızlık, özgürlük ve sorumluluk ahlakı için yaşasın cumhuriyet değerleri.

21- Ekmek, bilgi, sevgi ve hakikat saygısı için yaşasın emeğin ve ulusun egemenliği

22- Bu bizdeki akil adamlar düşman başına. Karşı devrim, darbe ve diktaya giden tüm çözülme süreçlerinde hep liberal akil adamlar vardı.

23-Liberalizm ve neoconservatizm (yeni muhafazakârlık), küresel çapta saldırganlıkhukuksuzluk ve ahlaksızlıktır. Somut örneği BOP‘tur.

24- Biz, "Şeker fabrikaları vatandır satılamaz" derken liberal ve muhafazakârlar ne diyordu: “Siz ulusalcısınız.” Evet, biz sınıfsal çıkarların ulusal bir ölçekte savunmasından geçtiğine inanıyoruz. Çünkü ulusal çıkarlarından azade herhangi bir sınıfsal çıkar olgusu yoktur.

En basit örnek: Emperyalist politikalar bir ülkeye dayatılırken önce o ülkedeki tüm gümrük duvarları liberal politikalarla ortadan kaldırılır. Sonra üretim ekonomisi çökertilir. Mümkünse etnik milliyetçilik ve mezhepçilik gibi mensubiyetler üzerinden inanç siyasetleri uygulanır.

25-Emperyalist siyasetlerin ülkedeki bayiliğini yapanlar her yıl yine şanlı 1 Mayıs bayramını kutlayacaklar! Aman dikkat! Oysa bir mayıs, sınıfsal, ulusal ve evrensel bir bilinci yansıtması gereken simgesel bir kavramdır bundan sonra.

26-Emekçilerin enerjisini ( oy, soru, bilgi, sevgi ve geleceğini ) çalanlara hayır diyebiliyor musun? İşte erdemli bir toplum için ilk adım.

27-Şark Kurnazlığı Kurslarından mezun olmuş bir siyaset kadrosu, ne kadar da uyanıksınız?

İnsanlıkta sığ, sömürü ve hırsızlıkta bin yıllardır derinleşmiş sağ görüşlü iktidarlar öylesine şeytani bir baz istasyonudur ki yobazlık, hokkabazlık ve hilebazlıkta çok mahirdirler. Onlarla mücadelede Sokrates'ten Mevlana'ya, Musa'dan Marks'a kadar insanlığın büyük irfanını arkanıza almadan asla başarılı olmak imkânsızdır.

28-Halkına karşı yağcı, yabancı sermayeye karşı hep yardakçı olmuş sığ görüşlü (sağ) iktidarların bunca hırsızlığı ve sömürüyü üstelik bir de halkın rızasını alarak yapması; aslında hem çok korkunç hem de birçok sosyolojik tezi alt üst edecek kadar düşündürücü değil midir?

29-Nankör kedi ideolojisi ile sadık köpeğin duygusallığı tamamen doğasından ileri gelir.

30-Din tabanlı inanç siyaseti yapanlara göre ötekilerin tamamı şeytandır. Bir tek kendileri pürü paktır.

31-Atatürk’ün tinini (düşüncelerini) değil sadece tenini sevenler aldattı bizi.

32- Her millet, ruhban sınıfının tekelindeki din diktasını tadacaktır. Bu da Allahın emri mi bilemiyorum?

33-Şuna inandım ki ülkemizde muhalif ve uyanık zihinleri kontrol etmek dışında hiç bir sosyal kontratımız yok.

34-İş işten geçtikten sonra elde edilmiş bilgiler üzerinde yorum yapmanın kolayca gevezeliği. Mesela bir maçın üzerine saatlerce çene çalmak o maçın sonucunu değiştirmez ki.

35- Ya sorunları biz çözeriz ya da sorunlarımız çözer bizi.

36-Ne mutlu anti-emperyalistim diyene.

Yurtseverliğin ve ulus olmanın başka bir anlamı var mı sizce?

37- Ulusal bilincin yüksekliğinde 1-Dinler üstü, 2 Mezhepler üstü, 3- ırklar üstü olmadıkça insanlığı başka türlü nasıl idrak edip anlayabiliriz ki?

38-Cumhuriyet devrimi kazanımları bizim için medeniyettir.

Değerleri (ahlaki akıl, bilim ve sanat) de maneviyattır.

39- Rejim değişti. CHP’de hiçbir şey değişmedi!

40-  Ezbere dua okumak mı yoksa hayatı okumak mı dinin temelidir? İşte bütün meselemiz tam da budur.

C e m a l Ö z t ü r k

SOLİTİRAZ.COM

Facebook'ta Sol İtiraz