21 Mayıs 2018 Pazartesi

Devrimci Yön

“Savaşa Hayır” denilerek geçiştirilemeyecek olay: ABD’nin sınırlarımızda ordu kurması

“Savaşa Hayır” denilerek geçiştirilemeyecek olay: ABD’nin sınırlarımızda ordu kurması
25 Ocak
00:00 2018

Geçtiğimiz günlerde ABD, Suriye’de ağırlığı YPG-PYD-PKK’den oluşan 30 bin kişilik sınır muhafızı ordu kuracağını daha da ötesi, bölgede “ABD çıkarları” açısından da kalıcı olduklarını, hiç bir yere gitmeyeceklerini açıkladı.

ABD’nin Ortadoğu’nun kalbine yerleştirdiği YPG-PYD-PKK temelli bu ordu, on yıllar sürecek bir kaos pahasına İran-Irak-Suriye-Türkiye’yi (bir başka bakışla Türkler, Araplar, Farslar ve Kürtleri) —biraz daha stratejik bakınca— Rusya ve İran —daha geniş bakınca— da Asya’nın tümünü kontrol edebilecek, bir nifak merkezi olan Pentagon mahreçli kanlı bir sürecin başlangıcı olduğu söylenebilir.

ABD’nin Ortadoğu’ya DEAŞ-PYD-PKK taşlarıyla usta bir satranççı hamlesiyle yerleşmesinden sonra 50. eyaletmiş gibi nihai aşamaya geçmesi (bu kadar hızlı olacağını kimse beklemiyordu) yalnızca bir ülkeyi değil tüm bölge halklarını tehdit etmektedir.

ABD yönetimleri her zaman paramiliter ordular kurdu. Bu orduları yönlendirecek üç beş slogan ve tarihin çarpıtılmasından kaynaklı yüzeysel haklılıkta ideolojik dayanakları CIA tarafından ustaca kulaklara fısıldanarak "dikte" edildi. Güney Vietnam askerleri “hür dünya” için "kızıllar"a karşı savaşıyordu; Nikaragu’da Kontralar “demokrasi” için!

Haziran 1979'da gerçekleşen “Nikaragua Devrimi” sonucu Anastasio Somoza’nın 43 yıllık diktatörlüğü Sandinistlerce devrilmişti. ABD, eski muhafızlardan oluşan “Kontralar”ı kurdu, açık gizli mali ve silah yardımı yaptı. Kontralar 1979’dan 1990 yılına kadar 1300’den fazla terör eylemi gerçekleştirdi.

ABD, bu tür "yerel/yöresel" paramiliter ordularla amaçlarını gerçekleştiremeyince fiili işgale başvurmaktadır. Kuzey Vietnam’a karşı denizden, havadan ve karadan napalm bombalarıyla her türlü acımasız savaş taktikleriyle saldırıp on binlerce masum insanı öldürdüler. Nikaragua’da ise başarılı oldular; Sandinist yönetim başarılı olamadı.

Bu tür ABD yapımı ordular Che’nin deyimiyle ABD’nin “haydut devlet” tanımını kanıtlayan ordulardır. Emperyalizm yüz yıldır, dünya halklarına karşı bu komplo, saldırı, iç ve dış işlerine karışma, yönlendirme, diğer halklara, devletlere ve kültürlere karşı saygısızlık gibi müdahalelerle varlığını sürdürmeye çalışıyor. Bir zamanlar İngiltere-Fransa-Almanya’nın taşıdığı bayrağı şimdi ABD taşıyor.

Dün Suriye cephesinde İngi­liz emperyalizmi karşımıza Müslüman Hintli askerleri çıkardı, İngiliz istihbarat subayı Thomas Edward Lawrence, Arapları silahlan­dırıp kışkırttı.

Bugün yine aynı Suriye cephe­sinde ABD emperyalizmi Türkiye’yi güneyden kuşatıyor, etnik milliyetçiliği kendisine kalkan yapıyor.

İngiliz istihbarat subayı Lawrence’in yaptığını bugün Amerikan istih­barat subayı Brett McGurk ayrılıkçı grupları silahlandırarak yapıyor.

İdeolojik gerekçeler ise Adam Smith’in Hindistan’ı işgale giderken kullandığı gerekçelerin aynısı: “Demokrasi... Özgürlük... Milletlerin kendi kaderini tayin hakkı... İnsan haklarına saygı!” Böylece inanılacak gibi değil ama en büyük insan hakları düşmanları tarafından “insan hakları” yalanlarına boyanmış “renkli devrimler” yapılıyor; hatta “kurtuluş savaşları”(!) veriliyor..

Bu bilinçle bakıldığında, sorunu tek başına Suriye’nin kuzeyinde yaşayan yerel halkların – özelde Kürt halkının – “öz yönetimi” olarak ele almak durumu hafife alarak gerçeklerin üzerini örtmekle eş anlamlıdır. 

“Öz yönetim” biçiminde sunulan bu durum aslında ABD emperyalizminin güdümünde bir yönetimin kurulması ve Suriye’nin emperyalizm tarafından parçalanması ve özelde bölgede genelde Asya’da ABD emperyalizminin tutunacak küçük bir dal ama zehir saçan bir ülkecik bulması olarak değerlendirilmelidir.

EMPERYALİZMİN KUCAĞINDA BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ VERİLEMEZ

Suriye’nin kuzeyinde YPG-PYD-PKK yapılarının ABD emperyalizmi ile doğrudan işbirliği içinde olduğu kanıtlanmıştır.  Emperyalizmin gölgesinde ne bağımsızlık ne de ulusal kurtuluş mümkündür. Emperyalizmle işbirliğinin, Ortadoğu halklarının "devrimci" mücadelesiyle hiçbir bağı yoktur. ABD "SDG"yle işgal ettiği Suriye topraklarında 10'un üzerinde üs kurmuş buraya yerleşmiştir.

Bugün Ortadoğu’yu bu hale getiren etkenlerden biri, emperyalizmle işbirliği yaparak yeni-Osmanlı hayalleri kurarek Büyük Ortadoğu Projesi’nden yararlanacaklarını umanların hataları değil midir?

Ülkesi Irak'ın işgalinde işbirliği yapan, ülkesinin işgal edilmesinde baş rol oynayan Barzani'nin daha dün nasıl terk edildiği ibretlik bir örnektir.

Unutmayalım ki emperyalizm için bölge halklarının bir böcek kadar bile önemi yoktur! İnanmayan on yıldır olup bitenlere ve Akdeniz'de boğulan mültecilerin dramını şöyle bir anımsasın! 

GÜVENLİ BÖLGE OYUNUNA HAYIR!

Bölgede oyun içinde oyun vardır. Dünyanın en büyük iki süper gücü ve onların yanında envayi çeşit emperyalist ülke bu bölgededir. Anlayacağınız emperyalist saldırganlık tam yol üzerimizdedir!

Bu durumda bölge ülke ve halklarınca yapılabilecek en acil iş, ulusal çıkar ve ulusal onurlarından taviz vermeden milliyetçi söylemlerden mezhepçi yaklaşımlardan uzak durarak emperyalizme karşı iş birliği yapmalarıdır.  

Açık söyleyelim, bir “Kürt devletleşmesi”yle ilkin Suriye’de, Irak’ta sonra İran ve Türkiye’de bölünme dinamiklerinin tetiklenme olasılığı yüksektir. Suriye’deki son durumun ülkemiz içinde Kürt Türk düşmanlığını derinleştirme potansiyeli taşıdığını üzülerek belirtmek durumundayız. İki ucu pis bir değnektir. Dikkat edelim, her ata oynamakta usta emperyalizm, uzun vadede bir blok olarak da davranmaktadır.

Afrin “operasyonu” sürerken Cumhurbaşkanı Danışmanı Kalın’ın “Türkiye-ABD birlikte çalışırsa daha büyük stratejik çıkarlarımız olur” açıklaması ve peşinden ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’un Türkiye’ye 30 kilometrelik “güvenli hat” önermesi, “milli ve yerli” söylemlerin sahiplerinin politikalarına karşı çok dikkatli olunmasını gerektirmektedir. Sorunların asıl kaynağı olan ABD emperyalizmine karşı, kararlı tavır alınmalıdır.

“Güvenli bölge” emperyalizmin yeni planıdır.

Emperyalizmin bölgeye yerleşmesine hayır!

Emperyalizm bölgemizden defol!

SOLİTİRAZ.COM

Facebook'ta Sol İtiraz