19 Ocak 2018 Cuma

Devrimci Yön

 Duyurular

Yedi milyon İsrailli neden tatile gönderilecek?

Yedi milyon İsrailli neden tatile gönderilecek?
27 Aralık
11:00 2017

 

Deneyimli gazeteci Nuray Başaran’ın sağ çizgide yayın yapan avazturk.com sitesinde ard arda yazdığı iki yazıda “büyük bölgesel savaş”tan söz ediyor.  Solitiraz.com okurları için yayınlıyoruz:

 

Kimse ne olduğunu anlayamıyor. Ankara’da herkes birbirine, “Ne oluyor? Ne olacak?” diye soruyor ama kimse bu sorulara cevap veremiyor. Cevap da bulamıyor…

Bu soruları soranlar öyle sıradan kişiler de değil. Milletvekilleri, bakanlar, muhalefet partilerinin temsilcileri, iktidar partisinin yöneticileri, yargı mensupları ve güvenlik bürokrasisi mensupları soruyor...

Daha birçok merak edilen varken bir de bunlara KHK eklendi ki, gerisini siz düşünün. Tek net olan ise belirsizlik!

Belirsizliğin iki sebebi var:

Birincisi bölgesel ve küresel gelişmeler. Ki bu konudaki gelişmelere ve yeni ittifaklara yetişmek mümkün değil. Hatta bu alandaki gelişmeler baş döndürücü. Bölgesel gelişmelere bakınca; kimin kiminle ne zaman ittifak yaptığı, yapacağı, kimin kiminle nereye kadar yol yürüyeceği, kimin kiminle yollarını ne zaman ayıracağının belli olmadığı bir dönemden geçiyoruz bölgede.

Malum zaten uluslararası gelişmelerde de duygusallık yoktur. Ülke çıkarları söz konusudur. Bu nedenle de dün gitmesi için mücadele ettiğimiz Beşar Esad ile yarın pekala aynı masaya oturabiliriz. Bu ayıp da değildir. Hata da değildir. Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır. Nitekim önümüzdeki günlerde Türkiye bu konuda Esad ile masaya oturup pekala bölgedeki son durum ve yeni stratejileri görüşecektir. Küresel dünyanın şartları da bunu gerektirmektedir. Nitekim ‘devlet aklı’ da bu yönde çalışma ve hazırlıklarını sürdürmektedir.

Daha önce birçok kez yazdığım gibi, bölge ani değişimlere gebedir. ABD Başkanı Trump’ın Kudüs çıkışıyla fitili ateşlenen yeni dinler ve mezhepler savaşı kapıdayken, DEAŞ’ın bölgeden kaçan unsurları ise en büyük tehditler arasındadır. Bu konuda hem içerde hem bölgede çıkabilecek olası karışıklıklar için en duyarlı olmamız gereken zamanları yaşıyoruz. Tam da bu noktada doğrusu yeni çıkan KHK’nın neye ve kime, kimlere hizmet ettiğine de iyi bakmakta fayda vardır diye düşünüyorum. KHK merkezli yeni ‘gezi’ denemeleri yeni dönem olasılıkları arasındadır.

İnsan ister istemez herkesin son zamanlarda hemfikir olduğu ‘toplumun karpuz gibi ortadan ikiye bölünmesi’ karşısında ‘devlet aklı’nın devreye girmesini bekliyor.

Bir arkadaşımın son günlerde yazdığım ‘korku’ konulu yazılarım üzerine yaptığı teşhis, ‘karşılıklı korkular bazen mecburi barışı getirir’ şeklinde.

Dileğim de bu ama bazıları da tam tersi daha büyük savaş beklentisi içersinde. İçerde durum bu olunca, buna bir de dışarıdaki olası savaş alanlarını eklediğinizde insan gerçekten ürküyor.

Öte yandan İspanya'nın özerk bölgesi Katalonya'da geçtiğimiz Perşembe günü düzenlenen yerel seçimlerde sandıktan çıkan sonuç siyasi krizi çözmek bir yana daha da derinleştirecek bir tablo yarattı. Bunun da başka anlamları ve Türkiye’ye yansımalarını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Diyeceğim o ki, ulus devlet olmanın önemini kavrayan ve bu yönde mücadele kararı alan Avrupayı da zor günler bekliyor. Gelişmelere bakınca, İspanya’dan başlayan bu rüzgar önümüzdeki dönemde Almanya, Ege ve Kıbrıs’a doğru uzanacak boyuttta görünmektedir.Bu arada gözlerden kaçan bir durum var ki, İsrail halkını yeni coğrafyalara taşıma peşindedir. Ve bunu çoktan hayata geçirmiş durumdadır.

Bu anlamda Makedonya çoktan önemli cazibe merkezi olarak belirlenmiştir. Bu gelişmeler çerçevesinde İstanbul’dan sonra yeni merkez ise Selanik olarak belirlenmiş durumdadır.

Trump’ın Kudüs çıkışından sonra başlayan büyük hazırlıklara bakınca; ilk göze çarpan İsrail’in yakın bir tarihte Lübnan’ı işgal etme olasılığıdır. Burada Hizbullah ile çatışması ise her yeri vurması demektir.

Yine Girit’in işgal altında ve Ege’de birçok Ada’nın Yunanlılar tarafından yönetilme ve işgal işleminin bu gelişmelerden bağımsız olmadığı da bir gerçektir. Yaklaşık iki ay kadar önce bu köşeden, ‘Unutulan ve Unutturulan Kıbrıs’ başlığı ile kaleme aldığım Kıbrıs’taki hareketlilik de çoktan başlamış ve orada da yine ‘Lavand ‘ bir yapı oluşturulma çalışması yapılmaktadır.

Dolayısıyla yeni dönemde Kudüs- Selanik ve İstanbul merkezli hareketler ve yeni savaş alanları çoktan belirlenmiştir.

Bu da iç siyaset ve olası seçimde bugünkü bilinen dengeleri her an değiştirebilecek ve alt-üst edecek olasılık anlamındadır. Benden söylemesi!

(www.avazturk.com)

 

SOLİTİRAZ.COM

Facebook'ta Sol İtiraz